|
|

|
 |
 |
"Hüseyin Çağlayan" (27 Nisan - 5 Haziran 2004):
Gerçekleştirdiği projelerle moda tasarımı ve çağdaş sanat arasındaki sınırları kaldıran Çağlayan, yurtdışında katıldığı birçok önemli serginin yanısıra, 2001 yılında gerçekleşen 7. Uluslararası İstanbul Bienali'nde "Airmail Dress" isimli yerleştirmesi ile yer aldı ve 2003 yılında Galerist'te kişisel sergi açtı. Proje 4L'deki sergi, ilk gösterimi Kasım 2003'te Londra'da gerçekleşen Tribe Art ödüllü son video yerleştirmesi "Place to Passage" (2003) ve diğer çalışmalarını içeren bir İnfotek olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Video yerleştirmesi, müzenin giriş katında yer alırken, İnfotek ikinci katta konumlandırılacaktır.
|
"Arada" (26 Nisan - 14 Haziran 2003), Küratör; Ali Akay:
Sergide çesitli dillerden çeşitli kökenlerden gelen sanatçılar -ama hepsi Fransa'nın bir yerlerinden gelmektedirler- ARADA kavramını serbest bir şekilde sorunsallaştırıyorlar. ARADA bir mekan olan Proje4L'nin finans merkezi ve Gültepe arasındaki konumu da onların heterojen birlikteliğine ARADA olan bir mekanda ifade olanakları sağlamaktadır. Bu, aynı zamanda, "Girin", "Buyurun!" anlamını taşımaktadır. "Arada olan bir misafirperverlik."
|
 |
"Loud and Clear" (27 Aralık 2003 - 28 Şubat 2004), Bifrons Vakfi ile Proje4L işbirliği:
Proje4L- İstanbul Güncel Sanat Müzesi 26 Aralık 2003 - 28 Şubat 2004 tarihleri arasında, Bifrons Vakfı'nın işbirliğiyle "Loud & Clear" (Açık ve Net) sergisine ev sahipliği yapacak. 1998 yılında, Amsterdam'da birbirinden tamamen bağımsız iki disiplin olan çağdaş sanat ve çağdaş müziği bir araya getirmek amacıyla kurulmuş bir vakıf olan Bifrons, "Loud & Clear" (Açık ve Net) sergisi ile bir ilke imza atarak reklam dünyasını, sanatı ve müziği bir araya getiriyor. İlk olarak İngiltere'de gösterilen ve gezici sergi niteliğinde olan "Loud & Clear" (Açık ve Net) daha sonra Hollanda, İzlanda ve İsveç'te gösterildi.
"Organize İhtilaf" (20 Eylül - 22 Kasım 2003), Küratör; Fulya Erdemci:
Bu sergide, yeni teknolojilerden yararlanarak, çeşitli malzeme ve yöntemlerle farklı bir görselliği araştıran çağdaş resim örnekleri bir araya getiriliyor. "Organize İhtilaf / Organized Conflict", erken Rönesans'tan günümüze, neredeyse 600 yıllık geleneğe ve Modern Sanat'ın içinde ayrıcalıklı konuma sahip RESİM ile bugünün resmi (geleneksel/yeni, resim/resim olmayan) arasındaki sınır noktasına işaret edecek. Fulya Erdemci, bu durumu şöyle vurguluyor: "Resmin ağır geçmişi ve bugünün hızlı uluslararası sanat ortamı (özellikle de video, fotoğraf, yerleştirme ve yeni teknolojilerle üretilmiş çalışmaların uzun yıllar oyun bahçesi işlevini gördükten sonra) göz önüne alındığında, bugün resim yapmak bir cesaret işidir! Resim yapma sürecinin yavaşlığı, bedenselliği, yalnızlığı ve riskine ek olarak küresel dünyadaki hareket zorluğu, aynı zamanda da ölçüt yoksunluğu göz önüne alındığında, bugün resim yapmak bir cesaret işidir!"
|
 |
Arne Jacobsen (19 Haziran - 10 Ağustos 2002):
20. yüzyılın tasarımına silinmez bir etki bırakan Arne Jacobsen, Proje4L'de yalnızca 100. doğum yılı nedeniyle gündeme getirilmedi. Onun önemi, tasarladığı endüstri ürünleri, mobilyaları ve mimari yapılarıyla Modernizm'in en önemli karakterlerinden biri olmasından da kaynaklanıyor. Bir anlamda Jacobsen'in yapıtlarını ve tasarım felsefesini anlamak, Modernizm'i anlamakla örtüşüyor. 'Arındırılmış' bir biçemle çalışan Jacobsen'in etkilerini, izlerini günlük yaşamımızın her alanında, beğendiğimiz nesnelerin tasarımında görmemiz mümkün.
|
Dur Bir Dakika: Anlatı Olarak Resim (5 Nisan - 15 Haziran 2002): Küratörler; Mikla Hannula, Kari Immonen:
"Dur Bir Dakika: Anlatı Olarak Resim" NIFCA (Nordic Institute for Contemporary Art) işbirliği ile Proje4L'de genç kuşaktan gelen kuzeyli sanatçılara yer verdi. "Dur Bir Dakika" gezici sergilerinin bir ayağı olarak gerçekleşen "Anlatı Olarak Resim"de, sosyal ve diğer gerçeklikler üzerine yorumda bulunan ve yapıtlarında anlatısal içeriği görünür bir biçimde ortaya çıkaran sanatçıların "figüratif resimler"i sunuldu. Özellikle, resim geleneğinin yoğun olduğu Türkiye'de, Kuzey ülkelerinden gelen farklı önermelerin ve bakışların Proje4L'de sergilenmiş olmasının, İstanbul izleyicisi için önemi büyüktür. "Dur bir Dakika" sergileri, resmin sorunsalları ve olanaklarına değinmenin çeşitli yollarını inceleyerek bir tartışma platformu oluşturdu.
|

Peruk Takan Kadınlar (1 Mart - 28 Mart 2002), Sanatçı; Kutluğ Ataman:
48. Venedik Bienalinin ardından dünyanın birçok önemli sanat merkezinde gösterilen "Peruk Takan Kadınlar,"görsel sanatların geliştirdiği söylem üzerine oturtulmuş ve buna göre üretilmiş, dört bağımsız birimden oluşan bir video projeksiyon enstalasyonudur. Ataman, peruk takma olgusunu görünüm değiştirmeyi, seçilmiş bir kimliğin yaratımını ya da verili durumdaki bir diğer kimliği maskelemeyi konu alan bir mecaz olarak ele alıyor. "Peruk Takan Kadınlar," izleyiciyi toplumsal cinsiyet ve toplumun uyguladığı baskı üzerine yeniden düşünmeye çağırmaktaydı.
|
|
"Plajın Altında: Kaldırım Taşları" (22 Kasım 2002 - 17 Ocak 2003), Küratör; Vasıf Kortun:
Sitüasyonist hareketin "Kaldırım Taşlarının Altında: Plaj" sloganına gönderme yapan bu sergide, daha önce öğrenciler tarafından polislere atılan kaldırım taşlarının altındaki kum (dolayısıyla var olan düzenin tümüyle dışında ve ötesinde -belki de ütopik- bir dünyanın olabileceği fikri) tam bir zıtlıkla ortaya çıkmakta. Çünkü artık umulan plajların yerine küreselleşmenin vaadleri dışındaki sonuçları, sanat dahil daha birçok alanda da olması gereken plajların varlığına olan kayıp inançlarımız kendini göstermekte. Proje4L'nin Plajın Altında: Kaldırım Taşları sergisi bu bağlam içinde, Türkiye'nin farklı coğrafyalarından gelen sanatçılardan, grup kimliği altında faaliyet gösterenlere ve Avrupa'da yaşayan Türkiye kökenli sanatçılara kadar, İstanbul'da çok az bilinen ya da hiç tanınmayan genç sanatçı kuşağına yer veriyor.
|
"Günyüzü" (19 Eylül - 9 Kasım 2002), Küratör; Haldun Dostoğlu:
20. yüzyıl Türk resim sanatına damgasını vurmuş 79 sanatçının yapıtlarından bir seçkiyi içeren Çağa Resim Koleksiyonu, 19 Eylül - 9 Kasım 2002 tarihleri arasında Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi'nde gerçekleşen "Günyüzü" başlıklı sergi ile ilk kez sanatseverlerin karşısına çıktı. Küratörlüğünü Haldun Dostoğlu'nun üstlendiği sergi, Türk resim sanatının seçkin yapıtlarını "günyüzü"ne çıkarırken; "Koleksiyoner Kimdir," "Güncel Sanat Dünyasında Koleksiyonerin Misyonu Nedir?" gibi sorunları irdeliyor.
|
Yeniden Bak (21 Aralık 2001 - 23 Şubat 2002), Küratör; Vasıf Kortun:
"Yeniden Bak," Türkiye'de anlaşıldığı şekilde "temalı" bir sergi değildi. Serginin en belirleyici olgusu yapıtlarda kendimizi bulabilme olasılığıydı. Tükiye'nin çeşitli bölgelerinden sanatçıların katıldığı sergide Gülçin Aksoy, Nancy Atakan, Ergin Çavuşoğlu, Cengiz Çekil, Kutlu Gürelli, Borga Kantürk, Servet Koçyiğit, Hakan Onur, Serkan Özkaya, Şener Özmen, Neriman Polat, Hale Tenger ve Erdem Yücel yer aldı.
|
Yerleşmek (21 Eylül - 24 Kasım 2001), Küratör; Vasıf Kortun:
"Yerleşmek," Türkiye'den ve Türkiye bağlamında çalışmış olan sanatçılardan bir dizi yapıt ve öneri sundu. Serginin ilgi alanları, evin ve sokağın maddi düzenlenişindeki değişim, iç ve dış göçler, kanun dışından ziyade, kanun karşıtı kapitalizmin, dolayısıyla öteki küreselleşmenin coğrafyası, kendiliğinden düzen, verili düzene uyum sağlama ve geleneklerin sürdürülmesindeki sorunsallar; görselliğin inşası ve son olarak da kamusal mekanın sahiplenme biçimleriydi.
|
"Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm"
Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm başlığındaki "öldürme" sözcüğü, kendi yaşam ve sanat alanlarında, iktidarın ve iktidardaki sanatın yerleşik değerlerine karşı birer mikro-direnme odağı yaratan, kaynağı ne olursa olsun, nereden gelirse gelsin, her türden baskılayıcı mekanizmayı reddeden ve bu reddedişi yapıtlarına taşımaya çalışan genç sanatçıların tutunma çabalarına işaret ediyor. Sergi, Türkiye'nin farklı coğrafyalarından gelen, farklı diller konuşan ve farklı dillerde üreten, bilinen, bilinmeyen ya da az bilinen "genç" sanatçılar ve "diri" çalışmalar üzerinde yoğunlaşıyor. 2002 yılında Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi'nde gerçekleşen Plajın Altında: Kaldırım Taşları sergisinde olduğu gibi, Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm! projesi de bir tema altında oluşturulmadı. Sergi, gündemi tutan bireysel enerjileri somutlaştırmayı yeğlemektedir. |
|
|